HELALLEŞME 

Helalleşmek, kişilerin birbirleri ile veya topluluğun bir kişiyle aralarındaki çeşitli münasebetler, alışverişler neticesinde meydana gelen sonuçlardan razı olması, birbirlerini kusurlarından dolayı razı etmeleridir. Helalleşme, olgun ve tevâzu sahibi bir insanın yapması gereken ahlakî bir davranış biçimidir. Bir bireyin ne şekilde olursa olsun kendisine ait olmayan bir şeyi haksız yoldan elde etmeye kalkışması kul hakkına tecavüzdür.…

GAYE

Gaye yani maksat, hedef, kelime, varılmak istenilen netice, maksat ve sonuç gibi manalara gelir. Her akıl sahibi bilir ki kalem kendi için yazmadığı, göz kendi yolunu görmediği, ağaç kendisine meyve hazırlamadığı, ayak kendi işine koşmadığı gibi, bu insan da kendi için olamaz. O da bir gaye için yaratılmıştır ve bir yere yolcudur. Kısaca her şeyin…

FEDAKÂRLIK   

Fedakârlık, bir amaç veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için, kendi çıkarlarından ve isteklerinden vazgeçmek anlamına gelir. Toplumun refahı ve huzuru için nefsî arzularından vazgeçmek fedakârlığın en tepe noktalarındandır. “Ben ölsem şehidim, öldürsem gaziyim” anlayışıyla bu toprakları emanet eden ecdadın varislerini, nefis ve şeytan, birbirine düşürdüğü vakit, “Biz, değil böyle küçük haklarımızı, belki hayatımızı ve haysiyetimizi ve…

EMANET ve GÜVEN  

Emanet, Arapça kökenli bir kelime olup “güvenmek, korku ve endişeden emin olmak” mânasındaki “emn” masdarından türemiş bir kavramdır. Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan, kişice korunması gereken eşya, kimse vb. şeylerdir. Bir kimse ile birine gönderilen şey, eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer olarak da günlük hayatta kullanılır. Emanet kavramının en önemli kulanım biçimlerinden…

DOĞRULUK

Doğruluk denildiğinde ilk akla gelen yalan söylememek olsa da, sözünde olduğu kadar hâl ve hareketlerinde de doğruluk üzerine olmak çok önemlidir. İnsanlar arasında güven duygusunun oluşabilmesi için doğruluğun önemi çok büyüktür. Evet insan, biri tarafından kandırıldığında, o insana karşı  güven duygusu sarsılır. Söylediği sözlerinden, yaptığı hareketlerinden şüphe duyulur. Güven duygusunun kırılmaması için, doğruluğu esas alarak…

CÖMERTLİK ve İKTİSAT   

Güzel huylardan biri olan cömertlik, el açıklığı, eldeki imkânları meşrû ölçüler içinde, gönüllü olarak ve karşılık beklemeden başkalarının yararına sunma eğilimidir. Cömert Farsça civân-merd kelimesinden Türkçeleştirilmiştir. Cömertlik kavramı İslâm ahlâkı literatüründe genellikle isar, sehâvet ve cûd terimleriyle ifade edilir. Sehavet, belli bir miktarda makul bir cömertliktir ki, cömertliğin en alt mertebesidir. Cud, kişinin malının büyük bir kısmını dağıtması, kendisine çok az…

CESARET

Cesaret, korkusuzluk ya da korkularımızla baş edebilme özelliğimizdir. İnsanoğlu ömrü boyunca kendine zarar verebilecek birçok olayla veya varlıkla karşılaşabilir.  Vatanını işgal eden bir düşmanla, evini yerle bir eden bir doğal afetle, ona hücum eden bir canlıyla, hatta onu hasta eden bir mikropla karşı karşıya gelebilir. İşte cesaret bütün bunlarla mücadele edebilmek için vardır, bunun için…

ANNE BABAYA HÜRMET

Kur’an der ki: “Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın ’Öf’ bile deme, onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara merhamet ve tevâzu kanadını ger ve de ki: ’Ey Rabbim, nasıl onlar beni küçükken besleyip büyüttülerse, Sen de onlara öylece merhamet buyur.’ Sizin içinizde olanı Rabb’iniz hakkıyla bilir. Eğer…

AFFETMEK

Affetmek, bir insanın herhangi bir sebeple insanlara duyduğu öfke, nefret, kin, düşmanlık gibi duygularından vazgeçmesi demektir. Herkesin hayatında birileriyle yaşadığı olaylar sonucu kırgınlıklar ve bu kırgınlıklar sonucunda onlara kin ve nefret duyduğu anlar olmuştur. Kırıldığımız insanları affedemediğimizde, her ne kadar farkında olmasak da bu duygular zamanla bizim için yük haline gelip, bir kambur gibi sürekli…

AİLE SAADETİNİN TEMİNİ VE DEVAMI İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Risale-i Nur Külliyatından Kısımlar              Üçüncü Hikmet: Bir ailenin saadet-i hayatiyesi; koca ve karı mabeyninde bir emniyet-i mütekabile ve samimî bir hürmet ve muhabbetle devam eder. Tesettürsüzlük ve açık-saçıklık, o emniyeti bozar, o mütekabil hürmet ve muhabbeti de kırar. Çünki açık-saçıklık kılığına giren on kadından ancak bir tanesi bulunur ki, kocasından daha güzeli görmediğinden, kendini…